Esrar (Cannabis) Bağımlılığı

Esrar, bugün dünyada en yaygın uyuşturucu maddedir. Tütün dışında en sık olarak sigara şeklinde içe çekme yoluyla kullanılan madde de esrardır. Ülkemizde sık olarak kullanılan adıyla esrar, dünyada Marijuana (bitkisel cannabis) olarak bilinir ve Cannabis sativa bitkisinin kurutulmuş yaprak ve çiçeklerinden oluşur. Amerikalıların % 50’sinin hayatlarında en az bir defa marijuana kullandığı saptanmıştır. Gençler arasında cannabis kullanma oranının Avustralya genelinde 13 yaş grubunda % 7 iken 17 yaş grubunda % 40’a ulaştığı belirtilmiştir .

Ülkemizde 2003 yılı rakamları bu oranın lise ve dengi okullarda okuyan gençler için % 4 civarında olduğunu da gösterse de bu rakamın arttığı tahmin edilmektedir . Esrar kullanmaya başlayan kişiler başlangıçta bunu, maddenin verdiği öfori (neşe, canlılık, mutluluk) hissini elde etmek için kullanırlar. Kullananların yaklaşık % 4’ünün ilk iki sene içinde bağımlılık ölçütlerini karşılar hale geldikleri söylenebilir. Ortalama gelir düzeyinin düşük olması, esrardan önce farklı başka maddelerin denenmiş olması ve ergenliğin erken dönemlerinde esrar kullanmaya başlanmış olunması bağımlılık konusunda önemli risk faktörlerini oluşturmaktadır. Yaşından büyük gösterme, sigara içiyor olma, evde ebeveynlerle temas ve ilişkinin gevşek olması, okul devamsızlığı, düşük özgüven, okul başarısını önemsememe veya küçümseme de esrar bağımlılığı açısından kişiyi risk grubuna sokmaktadır.

Etki mekanizması

Esrar, ağız yoluyla emmek ve çiğnemek suretiyle de alınabilir, ancak en sık kullanım yolu sigara olarak içine çekme şeklindedir. Temel psikoaktif maddesi delta 9 tetrahidrocannabiol’ dur (THC). Esrar dumanı içinde ana psikoaktif bileşen olan delta 9 tetrahidrocannabiol haricinde 400 kimyasal madde daha bulunduğu bildirilmiştir. Santral sinir sistemi etkileri, maddenin beyne ulaşma hızıyla direk ilişkili olup, sigara şeklinde içme, bunu sağlamanın en hızlı yolarından biridir, esrar, akciğerlere çekildikten birkaç saniye sonra beyne ulaşabilmektedir .

Cannabis’in beyin ödül ve stres sistemini aynı opiat (eroin), kokain ve nikotin gibi etkilediğini, nikotin ve kokain gibi, cannabisin (esrar) de mezolimbik bölgede dopamini arttırdığını iddia edilmiştir. THC beyinde ve yağ dokusunda birikir, yağda erime özelliği, THC’ ye (esrara) bir nevi depo özelliği kazandırır, bu nedenle de vücuttan atılma hızı düşük, yoksunluk belirtileri ise fizyolojikten ziyade psikolojiktir ancak bağımlılığı derin ve şiddetli bir bağımlılıktır. Bazen vücudun esrardan arınma süresi 3 hafta ile bir ayı bulabilmektedir.

Etkileri

Cannabis kullanımını takiben yarım saatlik bir zaman içinde psikolojik ve fizyolojik değişiklikler görülmeye başlanır. İlk ortaya çıkan bir öfori hissi ve rahatlamadır. Motor koordinasyon (denge) yavaş yavaş bozulur, zamanda bir yavaşlama algısı ortaya çıkar. Alınan maddenin miktarına, kullanım yoluna (örneğin ağız yoluyla alımda etkiler gecikir), kişinin bireysel tolerans ve maddeyi emme hızına göre değişmekle birlikte etkilerin başlaması birkaç dakika ile yarım saat arasındadır ve 3-4 saat sürebilir. Kullanımım ardından iki saat içinde gözde kızarma, artmış iştah, ağız kuruluğu ve taşikardi (çarpıntı) belirtilerinin en az iki tanesinin ortaya çıkması tanıya götürür.. Akut cannabis entoksikasyonu (esrar zehirlenmesi) bazen acil bir müdahaleyi gerektirir. Sıklıkla yoğun bir psikolojik stres , huzursuzluk ve korku hissiyle acil servise başvurulabilir. Cannabis, panik atak, paranoya, anksiyete ve hatta şizofreniyi tetikleyebilir.

Bazı Batı Avrupa ülkelerinde esrara tolerans gösterildiği gençler arasında sıklıkla bu maddenin daha az zararlı ve daha az bağımlılık yapan bir madde olduğuna dair bir kanıtmış gibi algılanır. Oysa gerçek öyle değildir, bu toleransın nedeni madde takibinin ve bağımlılığın bu şekilde daha kolay kontrol altına alınabileceği düşüncesidir. Son zamanlara Hollanda’da yapılan bazı bilimsel çalışmalar , esrar kullanımının dünyadaki şizofreni vakalarının neredeyse %15’inden sorumlu olduğunu ortaya koymuştur. Bu kanıtlar nedeniyle büyük ihtimalle esrar giderek daha fazla denetlenen bir madde haline gelecektir Bellek ve konsantrasyon bozulmasına bağlı okul ve öğrenme güçlüğü olduğu ve bunların, kullanma süresinin uzunluğu ile arttığı da gözlenmiştir . Depresyon ve intihar girişimleri de esrar bağımlılığı olan grupta olmayanlara göre sekiz kat daha fazla görülmektedir .

Tedavi

Akut zehirlenme için özel bir tedavi şekli yoktur, ve semptomatiktir. Yoğun anksiyetenin azaltılması için benzodiazepinlerden fayda sağlanabilir. Eğer paranoya ve psikotik belirtiler benzodiazepin kullanımı sonrasında yatışmıyorsa belirli bir süre için antipsikotik kullanmak gerekebilir.

Entoksikasyon sonrasında kalıcı sürdürüm tedavisi için içinde davranışçı ve bilişsel yaklaşımların yer aldığı motivasyonu arttırmaya yönelik bir psikoterapi süreci ile bazı antidepresanlar, divalproex sodyum ve THC antagonisti (etki blokajı) rimonobant hidrokloridin bulunduğu kombine tedavi stratejileri umut vericidir. Tedavi en az 6-8 ay psikoterapi ve ilaç tedavisi kombinasyonu ile sürdürülmelidir, ortam, okul, çevre ve yaşam tarzı değişiklikleri kalıcı iyileşmeye çok yardımcıdır.