Çocuk ve Ergenlere Yönelik Zeka Testleri ve Projektif Testler

Zeka Testleri

Psikoloji alanında geçmişten günümüze gelmiş farklı zeka testleri bulunmakta ve genelde bu testlerin sonuçları sayısal değerlerle ifade bulmaktadır. IQ olarak sembolize edilen bu sonuçların aslında kesin ve net sayısal bir skor olarak görülmemesi, bunun yerine, kişinin zihinsel işlevlerine gönderme yapan destekleyici nitelikte bir değerlendirme aracı olarak düşünülmesi önemlidir. Bir başka deyişle, zeka testleri kişiyi etiketleme amacıyla değil, kişiyi anlama çabasıyla kullanılmalıdır.

Bir kişiyi, potansiyelinin en üst seviyesine taşımak için öneclikle kişinin o anda hangi seviyede olduğunu görmek, güçlü ve zayıf yanlarını anlamak ve ona göre bir plan çizmek gerekmektedir. Zeka testlerinin sonucunda kişinin neleri yapamadığından veya nelerde yetersiz olduğundan çok bu eksiklikleri ne şekilde tamamlyabileceğinden bahsetmek önemlidir. Örneğin, çocuklara uygulanan zeka testleri sonrasında çocuğun akademik alanda ve mesleki hazırlık sürecinde dikkat etmesi gereken noktalar üzerinde durulmalıdır. Bununla beraber, zeka testleri yalnızca akademik başarıya gönderme yapmadığı, aynı zamanda okul öğrenmesine dayanmayan birtakım görsel-mekansal-motor becerilere de işaret ettiği vurgulanmalıdır.

Çocuk ve ergenlerde zihinsel işlevlerin incelenmesine yönelik en yaygın kullanılan zeka testi Wechsler Intelligence Scale for Children (Wechsler Çocuklar İçin Zeka Ölçeği) adında bir testtir. 6-16 yaş aralığına uygulanan ve toplam 12 alt testten oluşan bu test, sözel bölüm ve performans bölüm puanlarına yönelik bilgi verirken, çocuğun güçlü ve zayıf yönlerini ortaya koyar.

Projektif Testler

Projektif testler, zeka testleri gibi sayısal olarak analiz edilebilen sonuçlar yerine, her bireyin içsel dünyasına ait, bireyin kendine has ruhsal yapısına gönderme yapan değerlendirme araçlarıdır. Projektif testler dinamik bakış açısının bir yansıması olarak, bireyin kişilik yapılanmasına işaret ederler. Kesin ve net olmayan test malzemelerine bireyin verdiği yanıtlar, onun iç dünyasında yaşadıklarının bir yansıması olarak nitelendirilir. Projektif testlerin sonuçları tanı veya teşhis koyma amacı taşımaz. Kişiyi anlamaya yönelik destekleyici özelliktedirler.

Çocukların çizdiği birtakım resimler projektif değer taşımakta ve içsel dünyanın yansıması olarak nitelendirilmektedirler. Rorschach, CAT ve TAT çocuk ve ergenlere uygulanan diğer projektif testlerden bazılarıdır. Çocuğun/ergenin ruhsal yapılanmasına, öteki ile olan ilişkilerine, dış dünyayı algılayış biçimlerine gönderme yaptıkları düşünülmektedir. Bu anlamda, çocuk ve ergenle devam eden bireysel terapi seanslarında yol gösterici bir değer taşımaktadırlar.